20 Mart 2012


zaman şüphe düşkünü...


Dünyayı ve küçük ölçekteki yaşamımızı şüphelerle kesinliğini sorguladığımız imalarla karşıladık. Sonuç süreç içinde ikna olabileceğimiz düzeydeydi. Çoğu kez ikna olduklarımız yenildi. Bir başka şüpheyi doğurdu.
Her birimiz, her türlü olası halin sıkıntısını yaşarız. Özellikle de insan ilişkilerinde. Kimi zaman ebeveynlerle, kimi zaman dostlarla, kimi zaman sevgilimizle bir takım sürtüşmeler yaşar ve doyum noktasına gelen sabrımız şüpheler üretir gibi olur. Hani her davranışın çok basit açıklamaları vardır ya, hiç düşünmeden söyleyebileceğimiz. İşte en yakınımızdakilere karşı bu mekanizma devre dışıdır, uzun süre de faaliyete geçmemektedir. Özellikle toz konduramama hali hakim tabi ki, “yok canım olur mu öyle şey, bunca zamandır. . . .” ifadeleri duyulan şüpheleri kısa sürelide olsa hemen siler.
Doğru olan tarafsız bakabilmek midir meseleye; aslında hissetmek, düşündüklerini söylemek ve şüphe etmektir doğru olan.
Peki ya şüphe, hislerin doğruluğundan kaynaklı bir başka şüpheye yol açmaz mı? Hislerimiz değil midir, insan ilişkilerindeki esas yardımcımız. Belki yardımcı yanlış bir kelime, fakat böylesine yok edilen öze, ancak dışsal etkilerle yardımcı konumunda işlev verilir artık.
Esasında parçaları birleştirmek sorun. Mesela son yapım aksiyon filmlerini düşünün. İsyan içerikli ve son derece iyi tekniklerle çekilmiş. Pek çoğunda konu temelde değişen ve değiştikçe insanın düşüncelerine, hislerine ve isteklerine zarar veren faktörleri eleştiri niteliği taşır.  Ama öte yandan bu filmler eleştirmeye çalıştıkları materyallerle oluşturulur.
Çelişkilerle yüklü yaşamdan şüphe etmeyi savunabilir miyiz? Aslında izlerken bunu fark edemeyeceğiz, evet hatta hoşumuza gidecek. Pek azımız sözünü ettiğimiz temeldeki konuyu fark edeceğiz. Vay be! . . . . . . Her birimizin sözcükleri belli.
İşte biz insan ilişkilerinde de böyleyiz. Hislerimizden öte zamanı önemsiyoruz. Ve kelimelere dökülmeyen netlikler sese de taşınmaz sanırım. . .
Ve oyun içinde oyun dönen filmler gibileşiyor yaşam. . . Bir zaman neler olacak acaba merakla beklemekten başka ne var ki. Sanırım şüphesiz; şüphe, hissetmek, düşündüklerini söylemek. . .