1 Ekim 2013

varoş

kalabalıktı ortalık,
tanımadığım renkler vardı insanların üzerinde,
hafif ve dokunaklıydı.
dokunmuştu kör noktaya,
pür dikkat kesilen kulaklar dinlerdi
dinlerdi. . .

zaman zaman doldurulmazdı ifade,
öfke, jargona başvururdu,
ani tepkiler dalga gibi vururdu bedene. . .
deniz kabuklarına kulağını yaslarken duyulan uğultu bir boşluk hissi verirdi kiminde.
kimi kimileriydi.
bir yıldız demeti belki ulaşılması güç hayalperestlikteydi. .
ışıklara, kadehlere sığdırılan daima loşluktu,
güneş doğduğunda, sancılı bir iç çekiş ve baş ağrısı. . .

süregelen zaman doluydu sendelemelerle.
öfkeli, şiddetli. . .
durulan tekdüze, iki adım öte, geri. . .

gelişigüzel dökemediklerimiz, kıvrandırıyordu pşisik putlarımızı
öyküler yazarken bulunmak şair mısralarına atıftan gelirdi.
çekmiş, tüketmişlikten. . .

renklerim zırh gibi ciddiydi, çoğu zaman donuk ve ağır. . .


çift katlı ranza gibi ömür, gökyüzü pek engelli. . .


z.